30 Nisan 2025 08:09

İBB'ye operasyonda tutuklama gerekçesi: Kaçma ve delil karartma şüphesi

İBB'ye yönelik ikinci dalga operasyonda hakimliklerin karar yazısına ulaşıldı. Karar yazılarında, tutuklanan kişilerin "kaçma" ve "delilleri karartma" şüphesi olduğu ifade edildi.

İBB'ye operasyonda tutuklama gerekçesi: Kaçma ve delil karartma şüphesi

Fotoğraf: Evrensel

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik ikinci dalga operasyonda gözaltına alınarak dün adliyeye sevk edilen 48 kişiden 18'i tutuklanırken, 4 kişi hakkında ev hapsi kararı verildi, 26 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı. Hakimliklerin karar yazılarında, tutuklanan kişilerin "kaçma" ve "delilleri karartma" şüphesi olduğu ifade edildi.

İBB'ye yönelik ikinci dalga operasyonda 26 Nisan'da gözaltına alınan 52 kişiden 48'i dün adliyeye sevk edilmişti. Savcılık 30'u hakkında tutuklama talep ederken sulh ceza hakimliği ise 18 kişi hakkında tutuklama, 4 kişi hakkında da ev hapsi kararı verdi. 26 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliği, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek, İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz, Ekrem İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik, İBB'de mühendis olarak çalışan danışman Yakup Öner, patron Mete Mağden, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcıları Onur Aldı ve Erdinç Çolak, Cevat Kaya, İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu ve Kültür AŞ Reklam Müdür Yardımcısı Hakan Karaköse, İBB Eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy, İBB Avrupa Yakası Zabıta Müdürü Hakan Aplak, Kültür AŞ Reklam Şefi Metin Bal, İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten, İBB Anadolu Yakası Zabıta Müdürü Nazan Başelli ve Kültür AŞ Hakediş Şefi Gökhan Köseoğlu'nun üzerlerine atılı suçtan tutuklanmalarına karar verdi.

Hakimlik, İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un eşi Zeynep Ayten Gözdem Ongun, İSKİ Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Adem Şanlısoy, iş insanı Rasim Kaya hakkında "konutu terk etmemek" şeklinde adli kontrol tedbiri uyguladı.

İstanbul İmar İnşaat AŞ Eski Genel Müdürü Onur Soytürk, Sinan Akçiçek, İBB Eski Emlak Yönetimi Daire Başkanı Ali Ayçiçek, İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Begüm Çelikdelen, Ayhan Koç, İBB Eski Mali Hizmetler Daire Başkanı Murat Selvi, İBB Yazı İşleri ve Kararlar Daire Başkanı Nurten Uğursoy ve Tuğba Figankaplan hakkında ise sulh ceza hakimliği diğer adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasını kararlaştırdı.

Hakimliğin karar yazısında neler var?

İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği kararında, Melih Geçek, Naim Erol Özgüner, Ali Rıza Akyüz, Çağlar Türkmen, Fatih Özçelik ve Yakup Öner'in üzerine atılı "Rüşvet almak" ve "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçlarının vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, tanık beyanları, HTS kayıtları, MASAK hesap hareketleri, müşteki beyanları, dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular bulunduğu belirtildi.

Şüphelilerin üzerlerine atılı suçun, katalog suçlardan olduğu, söz konusu suçlara ilişkin yasada belirlenen cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında kaçacaklarına yönelik somut olgu bulunduğu, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olduğu, bu aşamada adli kontrolün yetersiz kalacağı ifade edilen kararda, bu gerekçelerle tutuklanmalarına karar verildiği kaydedildi.

Kararda, Şafak Başa, Adem Şanlısoy, Onur Soytürk ve Sinan Akçiçek'in üzerlerine atılı suçlardan tutuklanmaları talep edilmişse de tutuklama tedbirinin ölçülü olmayacağı yönünde kanaat oluştuğu, tutuklama koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği ve haklarında adli kontrol tedbiri uygulandığı vurgulandı.

Kültür AŞ Genel Müdür yardımcıları hakkında "kaçma" şüphesi

Nöbetçi İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği de kararında, Mete Mağden'in üzerine atılı "Rüşvet vermek" suçundan, diğer şüpheliler Onur Aldı, Cevat Kaya, Elçin Karaoğlu, Erdinç Çolak ve Hakan Karaköse'nin ise "Rüşvet almak" ve "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçunun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların saptandığını kaydetti.

Kararda, şüphelilerin üzerlerine atılı suçun katalog suçlardan olduğu, öngörülen cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında kaçacaklarına dair somut olguların mevcut olduğunu, dosyadaki tanık beyanları ve müşteki anlatımları dikkate alındığında şüphelilerin serbest bırakılması halinde müşteki ve tanık beyanlarını etkileyip değiştireceği konusunda kuvvetli suç şüphesi bulunduğu ifade edildi.

Delillerin henüz tam toplanmamış olduğu ve bu aşamada adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı değerlendirilen kararda şüphelilerin tutuklanmalarına hükmedildiği belirtildi.

Kararda, adli kontrol tedbiri uygulanan Zeynep Ayten Gözdem Ongun, Begüm Çelikdelen, Rasim Kaya ve Ali Ayçiçek'in, sabıkasız kişilikleri olduğu, eylemlerinin vasıf ve mahiyetinin şüpheliler lehine değişme durumu bulunduğu, mevcut delillere göre birtakım delil araştırmalarının yapılması gerektiği, tutuklama tedbirinin şüpheliler bakımından orantılı olmadığı ifade edildi.

Üzerlerine atılı suçlara ilişkin kanunda öngörülen cezanın nevi ve miktarı ile suçun niteliği ve önemine göre tutuklama tedbirinin ölçülü olmayacağı yönünde kanaat oluştuğu kaydedilen kararda, delillerin büyük ölçüde toplandığı, tutuklamadan beklenen amaca adli kontrol tedbirleri ile ulaşılabilecek olduğu ifade edilerek, tutuklama isteminin reddine karar verildiği belirtildi.

İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği ise kararında Engin Ulusoy, Hakan Aplak, Metin Bal, Ramazan Gülten, Nazan Başelli ve Gökhan Köseoğlu'nun üzerlerine atılı "Rüşvet almak" ile "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçlarına yönelik alınan MASAK ve Sayıştay raporundaki tespitler, tanık anlatımları, şüphelilerin savunmaları, müşteki beyanları, dijital materyallerinin ön incelemesinde elde edilen deliller, tape kayıtları, banka hesap hareketleri, HTS kayıtları, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği Tevdi raporundaki tespitlere göre bu haliyle üzerlerine atılı suçları işlemiş olduklarına dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller olduğu aktarıldı.

Söz konusu suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre zanlıların kaçma, delilleri karartma şüphelerinin bulunduğu, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı kaydedilen kararda, tutuklama tedbirinin uygun, ölçülü ve yeterli olacağının değerlendirildiği ve tutuklanmalarına karar verildiği anlatıldı.

Kararda, Ayhan Koç, Murat Selvi, Nurten Ulusoy, Tuğba Figankaplan'ın üzerlerine atılı "Rüşvet almak", "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçlarından tutuklanmaları talep edilmişse de şüphelilere ilişkin dosyadaki mevcut delil durumuna göre tutuklanmalarının ağır ve orantısız olacağı belirtildi. Bu aşamada tutuklama tedbirinin orantılı olmayacağı ifade edilen kararda, bu gerekçelerle savcılığın tutuklama isteminin reddine karar verildiği ifade edildi. (AA)

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Ya hep beraber…

Ya hep beraber…

Yarın 1 Mayıs... 20 milyona yakın emekçi ve ailelerinden oluşan Türkiye’nin büyük çoğunluğu, 2025 1 Mayıs’ına katlanan sorunlar ve yeni saldırılarla giriyor. Üretimi ve kârlılığı artırmak için vardiyalar uzuyor, ama ücretler enflasyonun altına süpürülüyor.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
30 Nisan 2025 - Sefer Selvi

Evrensel'i Takip Et